Güle güle güzel kadın!

Füsun Erdoğan
12 Eylül’ün o karanlık, zalim günlerinde dim dik ayakta durmuş, faşist diktatörlüğe boyun eğmeden sadece kendi oğlu için değil, tüm kızları ve oğulları için mücadele etmiş, İHD ve THİV kurucularından yiğit bir kadını yitirdik!

Tutsakların Leman Anne’si, bizlerin Leman Teyze’si, Leman Ablası’nı yitirdik!..

O’nu 1980’lerin ikinci yarısında, bir toplantıda tanımıştım…

Tutsaklar için çırpınan, kaygılı ama kararlı, ne yapmak istediğini bilen, sevecen, sevgi dolu bir kadındı Leman Fırtına…

İstanbul’a yerleştiğimde, daha sık karşılaşır oldum Leman Teyze’yle.

Zonguldak madenci grevinde, ben haber takip ederken, O İnsan Hakları Derneği’nden bir grup arkadaşla madencilere destek için yürümüştü.

Ocak ayının ayazında, geceleri bir öğretmen arkadaşın evinde buluştuğumuzda hiç şikayet etmeden, neşeli sohbetleriyle ısıtırdı bizi.

Onun o hallerini gören birisi, kesinlikle yaşadığı acıları tahmin edemezdi…

Leman Teyze hakikaten soyadı gibi yaşamış hayatı.

Leman Fırtına, Ispartalı memur bir babanın kızıdır. İlkokulu Isparta’da, ortaokulu Isparta ve Mardin’de okur. Mardin/Kızıltepe’de tanıştığı eşiyle evlendiğinde yıl 1945’tir.

Evliliğin ilk yıllarında evlat acısıyla tanışır. Bir oğlunu ve kızını kaybeder. Sonra iki oğlu ve bir kızı daha olur Leman Fırtına’nın…

Eskiden anneler, genellikle çocuklarının tutsak düşmeleriyle hapishane kapılarıyla tanışırlardı. Leman Teyze de oğlu Doğan’ın 12 Mart askeri darbesinde tutuklanmasıyla tanışmış hapishaneyle. 

Oğlu 1974 affıyla tahliye olsa da… 12 Eylül’ün karanlık, zalim günleri beklemektedir onu. O sabah herkes gibi Leman Fırtına da, Hasan Mutlucan’ın sesiyle güne başlar. Kocası askerdir. 1960 darbesini ve 12 Mart’ı yaşamıştır. Askeri darbenin halka, ilericilere, devrimci ve demokratlara neler getireceğini iyi bilir. Oğlu ve oğlunun arkadaşları, tüm evlatları için kaygılıdır.

Bir anne olarak uzun süre oğlundan haber alamamanın sıkıntısını yaşar. Filistin’den dönen oğlunun bir polis pususunda yakalandığı haberini bir ay sonra öğrendiğinde, o zamanlar İstanbul’un işkence merkezi Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü’nde alır soluğu.

Sonra, Selimiye, Metris, …hapishanelerinin önlerinde yürüteceği uzun soluklu mücadele süreci başlar. 1980’lerin insan hakları mücadelesinde öne çıkan, emek veren annelerden biridir Leman Fırtına.

Zor zamanların dostluğu da, arkadaşlığı da, yoldaşlığı da başka olur…

Leman Fırtına yıllar sonra kendisiyle yapılan bir röportajda bunu çok güzel ifade eder…

“Acı insanı birbirine bağlıyor. Haftanın üç günü otobüs tutup Ankara’ya gidiyorduk. İçeride işkence vardı, tek tip elbise uygulaması vardı, tutuklular yeterince beslenemiyorlardı. Tutukluların yaşam koşullarının düzeltilmesi için, Adalet Bakanlığı’na, Genel Kurmay’a, Meclis’e gider, bir yolunu bulur, taleplerimizi dile getiriyorduk. Bütün polisler artık bizi tanıyorlardı” diye anlatır o günleri.

Acıların birleştirdiği aileler, ortak mücadeleleri sonucunda kendi örgütlerini, İHD’yi kurarlar. 1985’te, beş dakikalık olan ilk açık görüş hakkını kazandıklarında… Leman Teyze de hem çok sevinçlidir, hem de sabırsız ve heyecanlı…

Ama o bayram sabahında açık görüşte yıllardır dokunamadığı oğlunu kucaklayacak olmanın düşünü kurarken, öyle bir felakat yaşar ki Leman Fırtına!.. Duyanın tüylerini diken diken edecek, yüreğini dağlayacak cinstendir başına gelen!.. O sabah yola çıkmadan evde eşiyle bayramlaşırken, geçirdiği kalp krizi sonucu yol arkadaşını kaybeder.

 Önce oğluna açık görüşe gider… Babasını kaybettikleri haberini kendisi vermek ister oğluna… Açık görüşten döndükten sonra da, eşinin cenazesini kaldırır. Böyle acılardan geçerek yaşama dört elle sarılmış, mücadeleci, özgüveni yüksek bir kadındır Leman Teyze…

Mücadele yoldaşı Didar Şensoy’u 1 Eylül günü Ankara’da Meclis kapısında polis saldırısında kaybettiğinde de aynı acı ve metanet, aynı özgüven ve kararlılık vardır duruşunda… 

İlerlemiş yaşına rağmen, fiziki bedeni ona ihanet edinceye kadar insan hakları mücadelesinin en ön saflarında yer aldı Leman Fırtına… Kısa bir süre önce duymuştum kanser illetinin Leman Teyze’yi de pençesine aldığını. Geçtiğimiz hafta işyerinde haber taraması yaparken onu yitirdiğimizi öğrendim.

Bilgisayarımın ekranından cenaze törenini izlerken; kilometrelerce uzukta olsam da… Sessizce onu uğurlayan ailesinin, dostlarının, yoldaşlarının arasına katıldım… Güle güle Leman Teyze… Güle güle tutsakların annesi… Güle güle güzel kadın… İnsan hakları ve kadın özgürlük mücadelesinde hep yaşayacaksın… Işıklar içinde uyu… Yıldızlar yoldaşın olsun… Ailesi ve dostlarının, yoldaşlarının, hepimizin başı sağolsun…

Leave a Comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir