Geçtiğimiz Pazar günü Rotterdam’da HDP’nin zaferini kutlamak amacıyla düzenlenen piknikte, Hollanda Gezi Dayanışması’ndan arkadaşlarla karşılaştım. Gezi başkaldırısının 2. yıldönümü vesilesiyle 4 Temmuz’da Rotterdam’da yapılacak festivalin tanıtımı amaçlı el ilanlarını dağıtıyorlardı. Bu vesileyle iki yıldır kendi çapında çok değişik anlamlı etkinliklere imza atan Hollanda Gezi Dayanışması’nı tanıtmak ve 4 Temmuz’da yapacakları festivalin çağırısını paylaşmak istiyorum.
Türkiye’de 2013 Mayıs’ında başlayan ve Haziran’da bir ayaklanmaya dönüşen Gezi başkaldırısının alevleri Avrupa’daki Türkiyeli ve Kürdistanlılar arasında yankısını hızla göstermiş… Türkiye’deki isyana paralel gösteriler birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi; Amsterdam başta gelmek üzere, Hollanda’nın birçok kentinde dayanışma eylemleri örgütlenmişti. O süreçte değişik kentlerde toplanan formlar, daha sonra Hollanda Gezi Dayanışması olarak birleşmiş. Ve Hollanda Gezi Dayanışması, Türkiye’deki Haziran isyanının Hollanda’daki yankısı olarak şekillenmişti.
Hollanda Gezi Dayanışması kendisini, Gezi Süreci’ni ve onun temsil ettiği; “yaşadığı şehre, çevreye, ekolojiye, yaşam tarzlarına, emeğe, inanç ve inanmama hürriyetine, cinsel yönelimlere, demokratik hak ve taleplere sahip çıkmak” olarak tarif ettikleri değerleri benimseyen, özgür bireylerin oluşturduğu bir “kollektif birliktelik” hareketi olarak tanımlıyor.
Bu birliktelik içerisinde, Türkiye’deki Gezi sürecini yakından takip eden ve kendisini sadece Türkiye ve Hollanda gündemiyle sınırlandırmayan, çok farklı çevrelerden, mesleklerden, siyasal görüşlerden, örgütlü ya da örgütlü olmayan Türkiyeli, Kürdistanlı ve Hollandalı bireyler yer alıyorlar.
Herhangi bir ast-üst ilişkisinden uzak, herkesin eşit söz hakkına sahip olduğu, yatay bir örgütlenme modeliyle bu kolektif birliği oluşturduklarını “demokrasi, vicdan, dayanışma ve Gezi ruhu”nun ortak paydaları olduğunu belirtiyorlar.
Hollanda Gezi Dayanışması’nın bildiğimiz klasik anlamda herhangi kurumsal bir kimliği olmadığı gibi, kendisini bir çatı örgütü olarak da tanımlamıyor. Birlik içerisinde “görevlendirme, yetki verme” gibi kavramlar geçerli değil. Bütün katılımcılar gönüllülük esasına göre kendini var ediyor. Bu pratik çalışmaların gerektirdiği belirli bir yapısallık, organizasyon söz konusu olduğunda ise karar alma ve uygulama süreçlerini kesinlikle etkilemiyor. Dolayısıyla, Hollanda Gezi Dayanışması’nın kapıları katkı vermek isteyen, Gezi sürecinin ortaya çıkardığı asgari müştereklerde buluşmayı ve dayanışmayı arzu eden herkese açık.
Sosyal medya üzerinden öneriler paylaşılıyor, tartışılıyor. Tartışmaya katılanlar belirledikleri talepler ve hareket tarzı doğrultusunda pratiklerini şekillendiriyor, etkinliklerini yürütüyorlar. Aylık forumlar ve “Zorlayan Atölyeler”de ise, yine önceden belirlenen gündemler, temalar üzerine tartışmalar yapılıyor. Eylem, etkinlik kararları da katılımcıların eğilim, istek ve önerilerine göre şekilleniyor.
Hollanda Gezi Dayanışması’nın bugüne kadar neler yaptığı sorusuna yanıt ararken, arkadaşların gönderdiği linkleri açınca hakikaten şaşırdım. O kadar değişik eylemlere imza atmışlar ki! Bütün bu etkinlikleri burada sıralamam mümkün değil.
Türkiye’deki polis şiddetini protesto eylemleriyle başlamış Hollanda Gezi Dayanışması’nın kuruluşu ve aktiviteleri. Daha sonra Gezi tutsaklarının salınması, Rojava Devrimi’yle dayanışma, Türkye’de internet sansürünü protesto, 17 Aralık yolsuzluk skandalı, Rotterdam Üniversitesi rektörünün Alevilere karşı nefret söylemi, 8 Mart, benim şahsımda tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması gibi konularda tepkilerini eylemler dizisiyle ortaya koymuşlar. Nükleer zirve, bütçe kısıntıları ve ırkçılığa karşı protestolar, Hollanda’daki gelişmelerle ilgili eylemler gündemlerini oluşturmuş. Hollanda’da farklı kesimlerin organize ettiği değişik eylemlere Hollanda Gezi Dayanışması olarak katılmışlar.
Protestoların yanı sıra, pek çok destek ve dayanışma çalışması gerçekleştirmişler. Vanlı depremzedelere yardım kampanyası, Gezi tutsakları ve Reyhanlı belgelerini sızdırdığı iddiası ile tutuklanan er Utku Kali’ye destek için mektup kampanyası. Kazova işçilerine destek ve yardım kampanyası. Hollanda’daki sığınmacılarla da dayanışma içinde olmuşlar. Berkin Elvan ve Gezi’de polis şiddetiyle katledilenler, Hrant Dink ve 24 Nisan 1915’i anma etkinlikleri de Hollanda Gezi Dayanışması’nın pratikleri arasında.
Geçtiğimiz yaz Rotterdam’da iki günlük bir festival düzenlemişler. 4 Temmuz 2015 tarihinde de ikinci festival yapılacak.
Hollanda Gezi Dayanışması olarak adını “Zorlayan Atölyeler” olarak koydukları ve tarihimizle yüzleşme temalı paneller serisi önemli bir pratik olarak kaydedilmeli. Zorlayan Atölyeler’de Dersim Tertele’si ve Hrant Dink katliamı, 2014 sonunda ise Kobanê direnişi gündemleştirilmiş. Soykırımın 100. yıldönümü 24 Nisan 1915 için Amsterdam’da düzenlenen forumda da soykırım farklı açılardan tartışıldı.
Değişik sanatsal ve sosyal aktiviteler organize eden Hollanda Gezi Dayanışması; takas pazarları, sosyal dayanışma grupları, dayanışma kütüphanesi gibi pratiklerin Gezi’nin buradaki Gezicilere kattığı pratikler olduğunu söylüyorlar.
Bildiğim kadarıyla Hollanda Gezi Dayanışması Gezi sürecinde Türkiye dışında oluşan, Hollanda’nın değişik kentlerinde örgütlenmeyi başaran ve varlığını bugüne kadar sürdüren tek forum. Forumlar, farklı kentlerde onlara kapılarını açan demokrat kuruluşların, anarşist grupların, sanat vakıflarının mekanları ve işgal evlerinde yapılıyor.
Hollanda Gezi Dayanışması Gezi’den aldığı “bu daha başlangıç” felsefesini de dikkate alarak forumlarını büyüterek sürdürmek, bunları daha kapsayıcı hale getirmek ve bu forumlar vasıtasıyla gerek Türkiye ve Hollanda, gerekse de uluslararası ortamda demokratik hak mücadelesi, dayanışma ve varolan sorunlara çözüm üretme aşamalarında var olmak, katkı sunmak istiyor.
Hollanda Gezi Dayanışması, 4 Temmuz 2015’da yapacakları 2. Festival için hazırladıkları el ilanında, Hollanda’da yaşayanlara şöyle sesleniyor:
“Bilincimize, vicdanımıza, aşkımıza, kaslarımıza, görme biçimlerimize, eklemlerimize mıhlanmış bir bilme ve hatırlatma olarak, ‘Her yer Taksim, her yer direniş’ diyerek buluşuyoruz yine… Bütün renklerimiz ve seslerimizle bir araya geliyoruz sizleri de aramızda görmek istiyoruz!”
Her şeyin ücretsiz olduğu 2. Gezi Festival’ine katılmak için yapacağınız tek şey ajandanıza 4 Temmuz’da saat 12.00-23.00 arası, Rotterdam Honingzwampad Bergschenhoek’ta olmanız gerektiği notunu düşmeniz. Bir de Hollanda Gezi Dayanışması’nın facebook sayfasına girerek, festival için ne tür bir dayanışmada bulunabileceğinize bakmanız yeterli olacaktır! Festival’de buluşmak dileğiyle!..”