Yüz yıl sonra Rosa’yı anlamak

Füsun Erdoğan

5 Mart 1870’de Rus Polonyası Zamosc’da doğan Rosa Luxemburg, Yahudi bir ailenin son çocuğudur. Evlerinde ne Yidişçe ne de İbranice konuşulur. 1880 sonbaharında Rus Kız Lisesi’ne kabul edilir. Okulda Rusça dışında Polonyaca, Almanca ve Fransızca öğrenir. 1889 yılının Şubat’ında Zürih’e gider. Ekim’de üniversiteye kayıt yaptırır.

Tutkulu ama sorunlu bir aşk yaşayacağı Leo Jogiches’le de 1889’un yazında tanışır. Hayatını bir devrimci olarak yaşamaya karar verdikten sonra, tarihsel bir kişilik olarak Luxemburg’un yaşamı bir başka mecrada alabildiğine coşkuyla akar. Ta ki, 49 yaşında ölümün o soğuk, çirkin ve alçak yüzü onu Berlin’de yakalayıncaya dek!

Biz Rosa’yı değişik yönleriyle ve teorik fikirleriyle tanımış olsak da, onu en çok düşmana meydan okuyan dik duruşuyla tanıdık ve sevdik. Bir de Lenin’e yönelttiği eleştirileriyle ve Lenin’in Luxemburg’u yükseklerde uçan bir kartala benzetmesiyle…

Elbette Rosa’yı Rosa Luxemburg yapan özellikler onun gelişkin, çok yönlü, üretken devrimciliğinde yatar. Zekâsı, canlılığı ve üretkenliği onun politik mücadeledeki en büyük avantajıdır.  

21-28 Eylül 1898’de Leipzieger Volkszetung’da (Leipzieger Halk Gazetesi) yedi bölüm halinde “Sosyal Reform mu, Devrim mi” başlıklı makalesi yayımlanır. Bu Rosa’nın ilk fikirsel tartışmasıdır. 171 üyeli SDP Basın Komisyonu Luxemburg’u Sachisse Arbeite Zeitung’un (Saksonya İşçi Gazetesi) baş editörü seçer. Böyle bir göreve o tarihe kadar bir kadın getirilmemiştir. Belki de gelememiştir. Rosa bir ilktir!  

Çalışmalarında oldukça disiplinlidir Rosa… Herhangi bir konuda yazması gerektiğinde asla işin kolayına kaçmaz. Ve kesinlikle var olan bilgileriyle yetinmez. Her zaman okumak ve araştırma inceleme yapmak onun vazgeçilmezidir. Her makalesini büyük bir titizlikle yazar, özen gösterir. Çalışma tarzındaki bu titizliği, onun teorisyen yanını açığa çıkarıp gelişiminde de etkili olmuştur.

Rosa 1903 yılından itibaren Sosyalist Enternasyonal Başkanlık Kurulu üyesi olur. Onun yaşamı bakımından bu yeni bir eşiktir. Çünkü yalnızca Alman Komünist Hareketi’nin önderi değildir artık. Uluslararası Komünist Hareket’te hızla sivrilen mücadeleciliği ve entelektüel aklıyla öne çıkan sayılı kadın önderlerin en başında gelir Rosa…

Politik fikirleri, teorik üretkenliği kadar kişiliğiyle de zamanın birçok teorisyeninden farklıdır Rosa. Onun aydın anlayışında, masa başında üretmek kadar, yeri geldiğinde barikatlarda kitlelerle omuz omuza savaşmak da vardır.

İyi bir polemikçidir. Yoldaşları erkekler topluluğu karşısında hepsiyle yalnız başına çarpışır. Başarılı da olur. Luxemburg polemikçi-cesur duruşuyla, söz söyleme ustalığıyla düşmanlarına kök söktürmekle kalmaz, mücadeledeki tutkusuyla onların özel düşmanlıklarını da kazanır. 

Mahkemelerde yargılanan değil, yargılayan olur Rosa… 20 Şubat 1914’de halkı itaatsizliğe kışkırttığı gerekçesiyle yargılanır. Bir yıl hapis cezasına çarptırılır. Mahkemede kendi savunmasını üstlenen Rosa Luxemburg’un bu savunması daha sonra “Militarizm, Savaş ve İşçi Sınıfı” başlığı ile yayımlanır.

O, her koşulda kendini ve çalışmalarını içinde bulunduğu koşullara uyarlama yeteneğine sahiptir. Ve her şart altında üretkendir. Her devrimci gibi Rosa’nın da yolu hapishanelerden geçer. Ve her defasında hapishanede zaman tüketmeyi değil, zaman değerlendirmeyi, üretmeyi esas alan bir devrimcidir Luxemburg.

Coşkulu bir kadındır Rosa… Kızıp sinirlenmesi, sabırsızlığı, mücadelenin önüne koyduğu görevlerle ilişkilenişindeki tutkusu, onun kişilik özellikleri arasında en fazla öne çıkan yanlarındandır.

Bir mektup ustasıdır Rosa. 2700’den fazla mektup yazmıştır. Ve her koşulda mektuplarını devrime olan inancıyla noktalamıştır.

Uzlaşmazdır! Dobradır! Cüretkârdır Rosa...

Erkeklerin tekelindeki teorik çalışma ve üretimdeki önüne çıkan tüm engellere meydan okur. Israrla, inatla ve büyük bir disiplinle çalışarak zamanın önde gelen teorisyenlerinden bir olur. Erkek komünist partide ve Enternasyonal’de öne çıkmış dönemin tüm ağır toplarında karşı sözünü söylemekten çekinmemiş… Yanlış bulduğu fikir ve pratiklere karşı açıktan mücadele etmiştir.

Sevdiklerine karşı içtendir Rosa… Düşmanlarına karşı cesaretli… Adanmış bir yaşamdır onunki! Bunun içindir ki, bir mektubunda, “…görev başındayken, ya bir sokak çarpışmasında ya da zindanda” öleceğini yazar.

Sıkı bir barış savaşçısıdır Rosa. Savaşa karşı Sosyal Demokrat Parti’nin (SDP) tutumunu eleştirmekten asla geri durmaz. 28 Aralık 1916’da hapishaneden Mathilde Wurm’a yazdığı bir mektupta savaşa karşı mücadelede tutarsız davranan yoldaşlarını “yiğit” olmamakla eleştirir.

31 Aralık 1918’de Rosa kitleler karşısındaki son konuşmasını Alman Komünist Partisi (KPD) Kuruluş Kongresi’nde yapar. Artık o, yirmi beş yıl önce Polonya’dan gelen 23 yaşındaki kimsenin tanımadığı genç kadın değildir. Mücadeleci, baş eğmez kişiliğiyle, yetenek ve üretkenliğiyle sadece Almanya’da değil, uluslararası çapta üne kavuşmuş, komünist bir önderdir Rosa Luxemburg.

Hayatı gibi katledilmesi de sıra dışı olur! 15 Ocak 1919 gecesi kaldığı evin kapısı çalınır. Sokağa çıkacakmış gibi giyinir. Hapishaneye gidecekmiş gibi de çantasını hazırlar.

İlk durakları Eden Oteli’nde Rosa’yı linç etme planı gerçekleştiremeyen katiller, bindirdikleri araçta başına dayadıkları silahı ateşleyerek amaçlarına ulaşırlar. Ancak katiller sadece Luxemburg’un dirisinden değil, ölüsünden de korkmaktadırlar. Onu kaybetmek isteyen katiller ayağına bağladıkları taşla Spree nehrine atarlar. 31 Mayıs 1919’da Landwehr Kanalı’ndaki havuzlardan birinde bir kadın cesedi bulunur. Bu, Rosa Luxemburg’dan başkası değildir.

13 Haziran’da Rosa Luxemburg, Karl Liebknecht’in yanında kendisi için ayrılan  Friedrichsfeld mezarlığındaki yere kitlesel bir uğurlama töreniyle gömülür. Onlar, ideallerini kuşanmış sayısız devrimci ve sosyalistin mücadelelerinde yaşıyorlar… Ve dün olduğu gibi, bugün de Rosa Luxemburg’u okumak ve anlamak, ondan, onun yaşamından öğrenmek, güncel bir görev, bu ihtiyaç olmaya devam ediyor. 

(*) Bu yazıyı Belge Yayınlarından çıkan “Kadın Önderleşmesinde Rosa Luxemburg” adlı kitabımdan yararlanarak hazırladım. 

Leave a Comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir