Faşizmi Kadınlar Yenecek!

Füsun Erdoğan

‘İçerde bir tarafınla yapayalnız kalabilirsin,

Kuyunun dibindeki taş gibi.

Fakat öbür tarafın

Dünyanın kalabalığına

Öylesine karışmalı ki,

Sen ürpermelisin içerde,

Dışarıda kırk günlük yerde yaprak kımıldasa.’ der ya Nazım usta…

Hangi zindanda olurlarsa olsunlar, aklını ve yüreğini insanlığın gelecek düşüne kilitlemiş tutsaklar, Nazım’ın şiirindeki gibi yaşarlar, yaşamaya gayret ederler…

7 Kasım 2018 tarihinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için bedenini açlığa yatıran DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in bu çağrısına ilk yanıt yine zindanlardan geldi…

27 Kasım 2018 günü onar günlük süresiz dönüşümlü açlık grevine başlayan PKK ve PAJK’lı tutsaklar, 16 Aralık’ta gruplar halinde açlık grevi eylemlerini süresiz dönüşümsüz açlık grevine dönüştürdüler…

Tecridin İmralı F Tipi hapishaneden bütün hapishanelere ve topluma yayıldığı bu süreçte, zindanlar bir kez daha ölümü yenilgiye uğratma hedefiyle direniştiler…

Amed’den Şakran’a, Sincan’dan Gebze’ye, Bakırköy’e kadın tutsakların bulunduğu tüm hapishanelerde bir yandan süresiz dönüşümlü açlık grevleri sürerken, diğer yandan 16 Aralık’tan itibaren genciyle, yaşlısıyla, kıdemlisiyle, yeni mapusuyla kadınların süresiz dönüşümsüz açlık grevi sürüyor…

Tüm hapishanelerde kadınlı-erkekli “Yaşamak direnmektir” disturuyla direniş tecrit kırılıncaya kadar sürecek…

Gebze Kadın Kapalı Hapishane’den 5 kadın tutsak süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerinin 30’lu günlerini adımlarken, gönderdikleri mesajlar kararlılık yüklü…

Hacer Halil Yusuf, Ruhşan Bozan, Özlem Özdemir, Ayten Gülsüm, Özlem Söyler bedenini açlığa yatıran beş güzel kadın…

48 yaşındaki Efrînli Hacer Xelil Yusuf hapishanede yılları devirmiş bir mapus…

Onunla sohbet etmeye kalktığınızda, hapishanede 22 yılı devirdiğine inanamazsınız…

Gönderdiği mektubunda şunları yazmış Hacer:

“Efrîn’e bağlı Şiyê ilçesinin Xelil köyündenim. Yurtsever bir ailede büyüdüm. Kürtlük bilinci, Kürt geleneğinin hakim olduğu bir aile gerçekliğim mevcut. Partinin Efrîn’e girmesiyle ailemde de hızlıca partiye karşı sempati gelişmiş ve katılımlar gerçekleşmiştir. 1984 yılında yerel çalışmalara aktif katılmaya başladım. 1989 yılında toplumsal çalışmalara aktif olarak katıldım. 1992 yılında Lübnan’a Mahsum Korkmaz Akademisine gittim. Bir devre akademide kaldım. Aynı yılın sonbaharında Botan’a geçiş yaptım. 1996 yılına kadar Botan’da kaldım. 1996 yılında Hezex’de tutuklandım. Gözaltında ağır işkencelere maruz kaldım. Hukuksuz bir şekilde yargılanıp müebbet hapis cezasına çarptırıldım. Amed Merkez Kapalı, Midyat hapishanelerinde kaldım. Şu anda da Gebze Kadın Hapishanesi’ndeyim…”

Özlem Özdemir Aralık 1989 Kilis doğumlu. Üç kardeşin en büyüğü. Ailesi İstanbul’a yerleştiğinde 3 yaşındaymış. İlk ve ota öğrenimini İstanbul’da üniversiteyi ise Balıkesir Üniversitesi Tarım İşletmesi’nde bitirmiş.

Sol eğilimi bir ailenin çocuğu olduğu için devrimci mücadeleyle erken yaşta tanışmış. Önce farklı devrimci gruplarla, daha sonrada Kürt hareketiyle ilişkilenmiş.

Devrimci mücadeleye ilgi ve sempatinin memleketteki karşılığı gözaltı, baskı, tutuklanmak olduğundan; Özlem de her devrimci genç gibi polisle erken yaşta karşı karşıya gelmiş.

2011 yılında, İstanbul’da sokakta gözaltına alınmış. İkinci defa polisle karşı karşıya gelişi Aralık 2012’de Ağrı’da üniversiteden arkadaşlarıyla kaldığı evin basılmasıyla olmuş. Türk olduğu için, Kürtlerle ne işin var denilerek daha fazla işkence yapılmış. Tahliye yeniden tutukluluğun ardından iki ayrı dosyadan Özlem 20 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırılmış.

Gebze Hapishanesi’nde bedenini açlığa yatıran kadınlardan Ruhşan Bozan’da 1981 Batman doğumlu… Aslen Mêrdin Kızıltepe Bloka köyünden… Aile 1987 yılında Batman’dan İzmir’e göçetmek zorunda bırakılmış… 1997 yılında İzmir’den Dersim’e geçerek gerillaya katılmış. Dersim, Koçgiri, Zagros, Xakurke, Zap, Kandil, Haftanin ve Rojava’da mücadele etmiş. 2013 yılında tutsak düşmüş. 23 yıl hapis cezasına çarptırılmış…

Hacer, Ruhşan, Özlem Özdemir, Ayten, Özlem Söyler Gebze Kadın Hapishanesi’nde süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemlerini tecrit kırılıncaya kadar sürdüreceklerini söylüyorlar… Tıpkı Leyla yoldaşları gibi… Tıpkı Türkiye ve Kuzey Kürdistan hapishanelerinde tecritin kırılması için direnen yoldaşları gibi…

Leave a Comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir