Kadına şiddet: 18 yılda gelinen nokta

Füsun Erdoğan

AKP-MHP’nin Tutmadığı İstatistikler
18 YILDA KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN GELDİĞİ NOKTA…

Faşist AKP iktidarlarının 18 yıldır uyguladığı kadın düşmanı politikalar, toplumda kadına yönelik şiddetin, kadın katliamlarının, çocuklara yönelik şiddet ve tecavüzlerin artmasına yol açtı.
AKP 2002 yılında iktidara geldiğinde; katledilen kadın sayısı 66 iken, 2016 yılında bu sayı 328’e, 2017’nin ilk 10 ayında ise katledilen kadın sayısı 338’e ulaştı.
Veriler, bu katliamların yüzde 50’sinden fazlasının OHAL sürecinde gerçekleştiğini söylüyor.
“Kadın erkek eşitliğinin fıtrata ters olduğunu” söyleyerek eşitliğe inanmadığını açıkça ilan eden faşist şef Erdoğan’ın iktidarında kadın katliamları da, kadına yönelik şiddette sistematik olarak arttı.
İstatistikler her zaman gerçeği olduğu gibi vermese de, 2002 yılında 66 altı kadının katledilmesiyle başlayan sürecin, ulaştığı noktada tam bir kadın kırımına dönüştüğünü teslim etmek için daha kaç kadının katledilmesi gerekiyor.

Faşist Saray rejimi sadece kadınların kazanılmış haklarını gaspetmek için fırsat kollamıyor, aynı zamanda cezasızlıkla, infaz indirimleriyle, bir bütün kadın düşmanı politikalarıyla, kadın kırımı bizzat örgütlüyor.

2003 yılında 83, 2004’de 164, 2005’de 317, 2006’da 663, 2007 yılında 1011, 2008’de 806, 2009’da 1126, 2010’da 217, 2011’de 257, 2012’de 165, 2013’de 237, 2014’de 294, 2015’de 303, 2016’da 328 kadın, 2017’de 409, 2018’da 440, 2019 yılında 474 ve 2020’nin ilk iki ayında 49 kadın katledildi.

Evde kalın çağrılarının yapıldığı Mart ayında ise, kadına yönelik şiddette hızla artış yaşanırken, 29 kadın erkekler tarafından katledildi.

AKP, iktidara geldiği günden 2020 Mart ayı itibariyle en az 15 bin 557 kadının yaşam hakkı ihlal edildi.

Çocuk tecavüzü konusunda dünyada 3. sırada olan Türkiye’de, 2008-2018 tarihleri arasında 482 bin 802 kız çocuğu devlet izniyle evlendirdi. Her 3 çocuktan birinin şiddete ve tecavüze maruz bırakıldığı Türkiye’de, “Bir kereden bir şey olmaz” diyen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, “küçüğün rızası varmış” diyen bir Adalet Bakanı’nın olması, aslında AKP iktidarının kadın ve çocuklara yaklaşımdaki zihniyetini özetliyor.

Kadın, Barış ve Güvenlik Endeksi araştırmasına göre kadınlar için yaşam kalitesinin en yüksek olduğu 167 ülke arasında Türkiye 114. sırada, Dünya Ekonomik Forumu’nun hazırladığı 2020 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği raporunda ise, Türkiye 153 ülke arasında 130. sırada yer alıyor.

Her fırsatta kadınların mücadeleyle kazandıkları hatlarını gasp etmeye çalışan AKP, kürtaj hakkından, İstanbul sözleşmesinin feshne, nafaka hakkının gaspından, tecavüzcülerinin affedilmesine… bir çok konuda kadın haklarına yönelik sistematik saldırganlıklarını sürdürüyor.

Evde Kal Çağrısı Yapıyorlar Ama Kadınları Korumaya Yönelik Önlem Yok

Pandemi döneminde ise, bir yandan kadınlara evde kalın çağrıları yapan faşist Saray rejimi, evlere kapanması istenen kadınların erkek şiddetinden korunması için hiçbir önlem almıyor.
Yoksulluk sınırının altında ve sınırda yaşayan kadınlara ücretli izin ve ekonomik destek konusunda bir şey yapmazken, patronların işyerlerini açık tutmalarına garantörlük yapıyor.

Çalışmak zorunda olan işçi ve emekçi kadınlara, resmen Kovit-19’dan mı, açlıktan mı ölmek istersiniz tercihini dayatıyor.

Herhangi bir işte çalışmayan ev emekçisi kadınlar ise, evde kalmanın bütün yükünü çekiyor.
Pandemi sürecinde sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada kadınlar ve çocuklar evde fiziksel ve cinsel saldırıya, tecavüze uğruyor…

Birleşmiş Milletler Kadın Komisyonunun yayımladığı rapora göre, koronavirüs salgını sürecinde dünyanın birçok yerinde kadına yönelik şiddet artmış durumda.

Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezinin 28 kentte 1873 kadınla gerçekleştirdiği anketin sonucuna göre koronavirüs salgını süresince kadına yönelik şiddette yüzde 27,8 artış yaşandığı tespit edildi.

Salgın sürecinde ‘evde olmak’ bir sağlık tedbirinin zorunlu hali iken, kadınlar kendilerine şiddet uygulayan erkeklerle bir arada yaşamaya zorlanıyor.

Kadınlar bu ‘evlerde’ daha çok şiddete maruz bırakıldılar.

Leave a Comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir