Aynı inanç ve kararlılıkla 1 Mayıs’a

Füsun Erdoğan
Bahar uyanıştır. Bu uyanışa, doğadaki tüm renklerin o muhteşem güzelliğine, insan özgürlük aşkıyla ortak olur. İnsanlığın baharı kadınla başlar… 8 Mart’tan 21 Mart’a, 1 Mayıs’a uzanır mücadele yüklü o müthiş yol. Emekle, coşkuyla, özveriyle çiçeklenir bütün bu yollar.

1 Mayıs, işçi sınıfının tarihe geçen ilk kararlı ve örgütlü tepkisidir. ABD ve Kanada’da sendikalar ve diğer örgütler tarafından 1 Mayıs 1886 tarihinde başlatılan mücadelenin anısına, II. Enternasyonal 1889 Paris Kongresi’nde bir karar alır. Bu kararın gereği olarak, Amerikan işçilerinin mücadelesini desteklemek amacıyla dünya çapında gösteriler düzenlenir. 1890’dan başlamak üzere 1 Mayıs “Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü” olarak kabul edilir… Ve o tarihten itibaren tüm dünyada işçi sınıfı ve halkların özgürlük mücadelesinin bir parçası olarak 1 Mayıs kutlanır. 

2015 1 Mayıs’ına farklı bir atmosferde hazırlanıyoruz. Bu bahar coğrafyamız bakımından bir başka yaşanıyor! Bayrağında doğanın ve insanlığın bütün renklerini toplayan HDP, açıkladığı seçim bildirgesiyle düzen partileriyle arasında varolan niteliksel farkı halklarımıza bire bir gösterme koşuluna sahip oldu.

Kürsüden Eşbaşkanlar Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın okudukları seçim bildirgesi, AKP’sinden CHP ve MHP’sine, irili ufaklı tüm düzen partilerine bir meydan okumaydı… “Bizi Durduramazsınız!”, “Bize Gücünüz Yetmez” şiarlarının bir manifestosuydu! Bu çıkışıyla HDP halklarımızda büyük bir umut ve coşku yarattı. 

Tarihte ilk kez kadınlar yüzde 48 gibi bir oranda HDP listelerinde kendilerine yer buldu. İlk defa kadınlar, bir seçim öncesi kendi seçim bildirgelerini açıkladılar. Meclisin erkek yüzünü değiştirmeye aday olduklarını, “Biz buradayız” diyerek deklare ettiler. Bu moralle seçim çalışmalarına başlayan HDP gönüllülerinin önünde artık hiçbir engel duramaz!.. Şimdi 12 Eylül askeri faşist diktatörlüğünün halklarımızın önüne diktiği barajı ve bütün önyargıları yıkıp atmanın zamanındayız! Bunun içindir ki, HDP olarak 1 Mayıs’a tüm renklerimizle kitlesel olarak katılmamızın büyük önemi var. 

Dünyada işçilerin, emekçilerin, renk, dil, din, ırk, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin kutladığı 1 Mayıs’ı özgürlük ve eşitlik mücadelemizde bir basamak yapmalı… Bugüne kadar birikmiş, hatta kireçlenmiş bir takım önyargıları bir bir yolumuzdan temizleyerek geleceğe yürümeli… Aynı kararlılıkla, 1 Mayıs alanlarını doldurmalı, işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’ı kutlamalı… 1 Mayıs’ı yaratanları sevgi ve minnetle anmalıyız!

1 Mayıs alanlarından yükselteceğimiz eşitlik ve özgürlük talebimiz, 1 Mayıs şehitlerinden August Spies’in; “Birgün gelecek, bizim sessizliğimiz bugün boğduğunuz seslerden daha güçlü olacaktır” son sözünün hayat bulduğunun kanıtı olmalıdır!

8 saatlik iş günü mücadelesine önderlik yaptıkları için idam edilen dört işçi önderi Albert PARSONS, Adolp FİSCHER, George ENGEL ve August SPİES’i bir kez daha anarken; onların 11 Kasım 1887 tarihinde idamı yerine getirilip, boyunlarına ilmek ve başlarına birer kukuleta geçirildiğinde; boyun eğmeyen mücadeleci tutumları ve son sözleri, 1 Mayıs alanlarında yankılanmalı. Onların inançlarından ve mücadelelerinden öğrenerek geleceğe yürümeliyiz!

Aynı inançla!.. Aynı kararlılıkla!.. Aynı mücadele azmiyle!..

Leave a Comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir