Hapishanelere dikkat!

Füsun Erdoğan

Düzen partileri seçim beyannamelerini seçmeni avlamak üzere şekillendirirler. İşin merkezinde avlamak olunca, verdikleri vaadleri tutup tutmayacaklarını hesaplamadıkları gibi, onlar için bunun bir önemi de olmaz.

Erdoğan-AKP-MHP kanlı ittifakı 24 Haziran gayri meşru, baskın seçimini açıkladıktan kısa bir süre sonra MHP lideri Devlet Bahçeli “genel af” önerisini gündemleştirdi. Görünüşte Erdoğan-AKP cenahında “af” önerisi ilgi görmek bir yana, “böyle bir çalışmamız söz konusu” değil şeklinde bir karşılık buldu. Ancak Bahçeli ısrarla; “Bildiğiniz üzere, af çıkarılmasıyla ilgili vaat ve sözümüzü seçim beyannamemize de aldık. Bu duruşumuzdan geri adımımız düşünülemez.” diyerek, sanki bütün bir tarihi boyunca seçmene verdiği sözü yerine getirmiş gibi, 24 Haziran seçimlerinden önce “af çıkarılmalı” talebini yeniledi.

Kimilerine Bahçeli’nin bu çıkış ve ısrarı “normal” gelebilir. “Af” isteği, seçim vaadleri çerçevesinde değerlendirilebilir. Ancak açıklamaların toplamı üzerinden değerlendirdiğimizde, bu meselenin kesinlikle seçim vaadinde ısrar olarak görülüp değerlendirilmemesi gerekir!

Bahçeli’nin “af” açıklamasının ardından, “ülküdaşım” dediği mafya lideri Alaattin Çakıcı’yı kaldırıldığı hastanede ziyaret etmesi ve iki faşistin bu görüşme esnasında çektirdikleri fotoğrafların basına servis edilmesine “yakışır” demekten başka bir diyeceğimiz olmaz. Öyle ya, bunlar “ülküdaşlar” Bahçeli mafya liderinin “reisi”… Tanrı tamamına erdirsin diyip geçeriz. Fakat Bahçeli’nin “af” talebi açıklamasının içerisinde yer alan bazı cümleler var ki! Onlara kocaman bir mim koymamız gerekir!

HDP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması ve diğer cumhurbaşkanı adaylarıyla eşit koşullarda seçim çalışması yürütmesi gerektiğini talep edenlere, açıklayanlara ne demişti Bahçeli?!

“…Peki, ülkü ve ülke sevdalısı olan, davalarının gözü kara yiğitleri olarak bilinen mesela Alaattin Çakıcı, mesela Kürşat Yılmaz, 100 bin ülkücünün imzasıyla aday gösterilseydi, bu kahramanlarımız için de cezaevinden çıkarılmaları için bir kampanya yapılacak mıydı? Bu kardeşlerimizi taş duvarların ardında çürümeye terk etmek ne kadar adil ve adaletlidir.”

Burada Bahçeli’ye yakışan ülküdaşları için bir adalet tartışması yapmamız gerekmiyor. Biz Bahçeli’nin uyuşturucu, insan ticareti, öldürme, yaralama, gasp gibi akla gelebilecek bilumum kriminal suçlar işlemiş bu iki katili canla başla savunmasını teşhir ederiz. Ancak, Bahçeli’nin Çakıcı ile görüştükten sonra yaptığı açıklamanın içinde geçen aşağıdaki satırların altını özel olarak çizmek ve dikkatlerimizin odağına hapishaneleri koymamız gerekir.

Bahçeli, “…PKK ve FETÖ hapishanelerde bulunan kader mahkumları üzerinden kaos planlıyor. Kader kurbanı olan insanları ayıklayıp dışarı çıkartın, Türkiye biraz rahatlasın, rehabilite olsun” dedi. Bahçeli’nin hapishanelerde “kaos planlıyor”lar açıklamasını, 5 Haziran günü ülküdaşı mafya lideri Alaattin Çakıcı’nın AKP Genel Başkanı R.T.Erdoğan’a gönderdiği mektup takip etti.

Çakıcı’nın mektubunda HDP, CHP ve İYİP’e yönelik yazdıklarının yanı sıra; “…1. turda kazanamazsanız, bütün amaçları Tayyip Erdoğan düşmanlığından HDP, CHP, Meral Akşener’e oy vererek size düşmanlıklarından, Batı ile birlikte hareket etmek kaydıyla, yeni 15 Temmuzları milletimize yaşatacaklarını bu millet iyi bilmektedir.” diye yazması kesinlikle bir tesadüf değil!..

Geriye dönüp bir kez daha tabloya baktığımızda, faşist diktatör Erdoğan’ın her ağzını açtığında “bizim A, B, C planlarımız var” sözleri, Bahçeli ve mafya lideri Çakıcı’nın görüşmesinin ardından Çakıcı katilinin Cumhurbaşkanı adayımız Selahattin Demirtaş’ı “seni cezaevi koridoruna çıkarttırmam” diyerek açık açık tehdit etmesi ve “cezaevlerinde 15 Temmuz” vurgusu, ortada bir senaryonun olduğuna işaret ediyor. Ve ihtiyaç duyduklarında bizzat devreye koyacakları bu senaryonun baş aktörlerinin Bahçeli ve azılı katilleri olacaklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Erdoğan’ın alacağı yenilginin farkında olduğu ve alacağı yenilgiyi kabullenip köşesine çekilmeyeceği, Kandil, Minbic saldırı hazırlıkları hepimizin malumu… Dolayısıyla, hapishanelere dikkat etmek, orada devlet ve içerideki katilleri tarafından tertip edilecek katliamlara karşı uyanık olmak gerekiyor…

Leave a Comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir