SÜREYYA BULUT 26 YILDIR TUTSAK VE VÜCUDUNDAKİ ŞARAPNEL PARÇALARIYLA YAŞIYOR
Kovit-19 pandemisine karşı kapasitesinin çok üzerinde tutuklu ve hükümlüyle dolu olan hapishanelerde, siyasi tutsaklar, hasta tutsaklar önlem olarak infaz yasasında yapılan değişiklik kapsamına alınmadı…Hasta tutsaklardan 26 yıldır tutsak olan Süreyya Bulut’un durumunu birlikte izleyelim…
Hasta tutsaklar meselesi toplumun kanayan yaralarından biri. Faşist Saray rejimi ise, yıllardır çıkardığı yasayı uygulamayarak, hasta tutsaklar meselesini muhaliflere karşı bir şantaj aracı gibi kullanmakta ısrarlı… Kovit-19 pandemisine karşı infaz yasasında gerçekleştirdiği değişikliklerle katilleri, uyuşturucu tüccarlarını, bilimum kriminal suçluları sokağa salmakta hiç bir sakınca görmezken, hasta tutsakları koronavirüs salgını karşısında savunmasız bırakmakta tereddüt etmedi.
Faşist AKP-MHP iktidarının içeride kalacaksınız dediği yüzlerce hasta tutsaktan biri de, Tatar Ramazan misali memleketin bir çok hapishanesinde mapus yatmış, şimdilerde ise Bakırköy Kadın Kapalı Hapishane’de bulunan Süreyya Bulut…
Kasım 1975 doğumlu olan Süreyya Ekim 1994’de bir çatışma sonucu yaralı olarak gözaltına alınmış. Ancak gözaltına alınmadan önce tam 12 gün boyunca arkadaşlarının daha sonra almak üzere sakladıkları yerde yaralı olarak aç-susuz beklemek zorunda kalmış. Kafasına isabet eden şarapnel parçasının bir milim daha ileri gitmesinin mutlak ölüm olacağını tutuklandıktan çok sonra öğrenmiş Süreyya.
Arkadaşlarının sakladığı yerde kendisine geldiğinde su ve yiyecek bir şeyler aramak için oradan çıkar. Gittiği bir köyde pusuya düşer ve gözaltına alınır. Yaralı haliyle hastane yerine polis sorgusuna götürülür Süreyya. O halde 16 gün boyunca gözaltında kaba ve psikolojik işkence yapılır. Hastaneye ise, çıkarıldığı savcılıkta tutuklandıktan ve Sivas E Tipi Hapishane’ye gönderildikten sonra götürülür.
Kafasına saplanan şarapnel parçası sinirleri zedelediği içi sağ gözü görme yetisini kaybetmiştir. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin 17 Kasım 1994 tarihinde verdiği raporda: “Sağ göz dış kısmına temprolden şarapnel parçası girmiş” denilmektedir. Dosyası Kayseri DGM’de görüleceği için Sivas E Tipi Hapishane’den sevki Kayseri M Tipi Hapishane’ye çıkar.
Erciyes Üniversitesi’nde yapılan tetikler sonucunda Ankara Hacettepe Üniversitesi’ne sevkedilir. Hastanede yapılan tetkikler sonucunda vücudunda başka şarapnel parçaları olduğu da tespit edilir. Kafasındaki şarapnel parçasının çıkarılması çok riskli olduğu için ameliyat edilemez.
Süreyya kafasındaki şarapnel parçasıyla ilgili doktorların kararını tartışmasa da; gözüyle ilgili zamanında müdahale edilip, tedavisi olsaymış görmesinin mümkün olduğunu daha sonraki yıllarda doktorların tespitine dayanarak iddia ediyor.
Yargılama sürecinin sonunda Süreyya müebbet hapis cezasına çarptırılır.
Sonrası malum!
Memleketteki değişik hapishaneler ve o ildeki hastaneler tedavi olabilmek için uğrak yeri olur Süreyya’nın. Fakat her gittiği hapishanede tomografiler, filimler çekilse de; her defasında Süreyya’nın payına ağrı kesicilerle idare etmek, beyninin saplanmasına bir milim kalmış bir şarapnel parçası, görme yetisini tümüyle kaybetmiş bir göz ile bacağı ve kolundaki şarapnel parçalarıyla yaşamak düşer!
Süreyya vücudundaki şarapnellerin verdiği Zararları çözmeye çalışırken, ona bir de 4 Nisan 2003 tarihinde İzmir Atatürk Eğitim Hastanesi’nde “Wernicke Korsakoff Sendromu” tanısı konulmuş.
Heyet raporunda: “Bugünkü muayene bulguları ile hayati tehlike arz edebilir. Altı ay sonra kontrolü uygundur” dense de, Süreyya o dönem tahliye edilen hasta tutsaklara dahil edilmemiş.
12 Ocak 2004 tarihinde Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde çekilen tomografiler eski tanıları tekrar etse de, Adli Tıp Süreyya’nın tahliyesini engellemeye devam eder. Bunun için tek gerekçesi de, Süreyya’nın onlarla siyasi tartışmalar yapmasıdır. Oysa en ileri düzeydeki Wernicke Korsakoff hastası olan bir siyasi tutsak bile çok değişik konularda siyasi tartışmalar yapabilir. Kaldı ki, Süreyya’nın fiziki durumu, elindeki raporlar Hipokrat yeminine sadık olan her ilgili doktorun rapor vermesine fazlasıyla yeterli. Fakat söz konusu Adli Tıp olunca durum anında değişiyor.
2013 yılında hasta tutsaklarla ilgili yasa maddesi yürürlüğe konduktan sonra, Süreyya’da Kasım 2013’de bir kez daha Adli Tıp’a götürülür. Ekim 2020’de Süreyya tutsaklığının 27. yılına girecek ve Süreyya Bakırköy Kadın Hapishanesi’nde vücudundaki şarapnel parçalarıyla yaşamını sürdürüyor…