Badem merakı?!

Füsun Erdoğan
Hapishaneler dışarıdaki yaşamın aynası gibidirler. Siyasal sürecin gidişatı duvarların içindeki hayatı da belirler. Ancak tutsakların mücadelesi, iktidarların saldırıları karşısında her daim önemli bir yer tutar. Devlet hiç bir zaman durduğu yerde tutsakların yaşamlarını kolaylaştırmaz. İçeride tutsaklarla-idare-bakanlık arasındaki ilişki mehteran yürüyüşüne benzer. Tutsaklar hak talep ederler, mücadele ederler ve koşullara göre idare ya da Adalet Bakanlığı ile bir anlaşma yaparlar. Lakin tutsakların hakları konusunda hapishanelerde hiç bir zaman bir istikrar olmaz, sağlanamaz…

Her şeyin “normal” gittiği bir anda bile ya hapishane 1. müdürü ya da hapishane savcısı değişir. Yeni gelen kendisini hissettirmek adına; “burada da her şey çığırından çıkmış” der ve “yeni bir uygulama” başlatır. Hemen hak gaspını başlatır, çitayı yukarı çeker. Her şeyi yeniden belirler.

Rutin zamanlarda hapishanelerde hayat böyle bir ileri, iki geri ilerler. Ancak olağanüstü durumlarda durum bam-başka hal alır. O güne kadar tutsakların mücadele ederek elde ettikleri bütün haklar gaspedilir. Tutsaklar üzerindeki baskı ve zulmün haddi hesabı olmaz!..

Bilindiği gibi, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında ilan edilen OHAL’le birlikte saldırı rüzgarı Türkiye ve Kürdistan hapishanelerinde çok sert esti… Tutsakların o güne kadar elde ettikleri bütün haklar gaspedildi. Ağzına kadar doldurdukları hapishanelerde tutsaklar nefes alamaz hale getirildiler.

Her fırsatta tutsakların onurlarını rencide etmenin bir aracı olarak kullandıkları çıplak arama bırakalım sevk durumunu, hastane, duruşma dönüşlerinde bile dayatılır oldu. Görüş günlerinden, telefon hakkına, kitap hakkından sohbet hakkına her türlü kazanılmış hakkı ya ortadan kaldırdılar ya da kısıtladıkları yetmezmiş gibi, ha bire yeni uygulamaları devreye koydular. Bu süreçte sürgün sevkler ise zindancı mantığın bir vazgeçilmezi olarak rutine bağlandı…

Bütün bu zindancı uygulamalar da faşist diktatör Erdoğan’a yetmemiş olacak ki; duruşmada giyilen bir tişörtü bahane ederek tek tip elbiseyi gündeme getirdi.

Malatya’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada Erdoğan getirmeyi planladıkları tek tip elbisenin iki modelinin olacağını… Fethullahçılara badem içi renginde tulum, diğer tutuklulara da ceket-pantolon giydireceklerini duyurdu. Erdoğan’ın bu sözlerinin ardından, Adalet Bakanlığı tek tip elbiselerin hapishane işliklerinde dikilmeye başlandığını açıkladı. AKP medyası hemen harekete geçerek tek tip elbise modelleriyle propagandayı başlattı.

Hiç kuşkusuz bütün bu açıklamalar faşist diktatörlüğün tek tip saldırısının bir anda ortaya çıkmış bir durum olmadığını gösteriyor. Faşist diktatör Erdoğan ve AKP’sinin toplumu tek tipleştirme saldırısının bir parçası olarak tutsaklara yönelik başlattığı bu saldırıya karşı devrimci tutsakların yanıtı çok net oldu. Ve görülen o ki, önümüzdeki süreçte hapishanelerde tek tip elbise saldırısına karşı büyük bir mücadele başlayacak. Bu bağlamda dışarıdaki bizlerin de, tutsaklara yönelik bu saldırılara karşı hazırlıklı olmamız gerekiyor.

Bütün bu süreçte tutsakları ve dışarıdaki bizleri bekleyen mücadelenin altını çizerken; faşist diktatör Erdoğan ve AKP’sindeki badem aşkı dikkatlerden kaçmadı… Hatırlayacağınız gibi, Erdoğan Davutoğlu’nu Konya’ya postaladıktan sonra, kendisine düşük profilli bir başbakan adayı aradığı süreçte; AKP’li milletvekilleri badem bıyık bırakma yarışına girmişlerdi.

Ensar Vakfı’nda çocuklara yönelik tecavüzler açığa çıktığında, Aileden ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu’nun “bir kereden bir şey olmaz” sözleriyle Ensar Vakfı’nı savunması… Ardından yapılan tartışmalarda, İslam’da “bademlenmek” diye bir şey olduğu ve bunun normal olduğu yönündeki savunu ve açıklamalar karşısında, Erdoğan’ın bu süreçteki tutumu… Yakın tarihe kaydedilen bu söz ve davranışlar, tartışmalar henüz unutulmamışken; diktatör Erdoğan’ın Fethullahçılara badem renkli tek tip elbise giydirmek istemesi, kaçınılmaz olarak Erdoğan’daki bu badem sevdasını sorgulatmakla kalmıyor, bir dizi soruyu da beraberinde getiriyor!..

Leave a Comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir