İnsanlığın ve sözün bittiği yer!

Füsun Erdoğan

Cumartesi akşamından itibaren sosyal medyada kelle avcılarınca işkence edilerek, katledilmiş bir gerillanın çıplak bedeni teşhir edildi. Aşağılık yaratıkların ellerinde eldivenleriyle poz verdikleri bu görüntünün Ekin Van kod adlı Kevser Ertürk’e ait olduğu Pazar günü Muş Valiliği’nin yaptığı açıklamayla kesinleşti.

Valiliğin internet sitesinden yapılan açıklamada:

“10/08/2015 tarihinde İlimiz Varto ilçesi kırsalında güvenlik güçlerimiz ile girdiği çatışma neticesi etkisiz hale getirilen PKK terör örgütü mensubu bayana ait bazı görüntülerin sosyal paylaşım sitelerinde yayınlandığı tespit edilmiştir. Kamuoyu ve Valiliğimizce kabul edilemeyecek şekildeki bu görüntüleri çeken, yayınlayan ve sosyal medyaya servis eden kişi veya kişiler hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmıştır” deniliyor.

Kürt halkı ve evlatlarının ilk defa işkenceyle, katliamla, böylesi aşağılık bir durumla karşı karşıya kalmadığını biliyoruz. Kürt halkı 1980’li ve 1990’lı yıllar boyunca, hatta çok daha yakın geçmişte Ekin Van’ın teşhir edildiği gibi yüzlerce görüntüyle karşılaştı. Çocuklarının kulaklarından tespih yaptı bu aşağılık yaratıklar… İşkence edilmiş gerilla bedenlerinin üzerine basarak hatıra fotoğrafları çektirdiler. Hızlarını alamayıp bedenlerini lime lime ederek kurda kuşa yem ettiler. Katlettikleri gerilla kadınlara tecavüz ettiler… Gerillaların cansız bedenlerini traktörün arkasına bağlayarak yerlerde sürüklediler… OHAL adı altında Kürt halkı ve evlatlarını en aşağılık, en vahşi işkencelerden geçirdiler… Köyleri basıp, köylülere dışkı yedirdiler. Küçücük çocukları katledip, yanlarına silah bırakarak çatışmada öldü süsü verdiler. Ormanları, ekinleri yaktılar, köyleri yakıp yıkarak zorla boşalttılar. Kürt Özgürlük Hareketi’ni ve Kürt halkını yıldırmak için baskının ve zulmün, işkencenin en katmerlisini uyguladılar. On yıllar boyunca halka ve evlatlarına yapılanların listesini çıkarmaya çalışsak, gazete stünlarının yetmeyeceğini, bu tarihin katliam ve işkencelerle dolu bir tarih olduğunu hepimiz biliyoruz. 

Muş Valiliği yaptığı bu açıklamada, kendi pisliğine, kendi katliamına kamouyunu da ortak ederek, pervasızca işkenceyi değil, işkencenin fotoğrafını sosyal medyaya sızdıranlar hakkında soruşturma açacağını söylüyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın/AKP’nin valisine de bu yakışır. 

Sacece bu fotoğraf, TC’nin işkenceci, katil bir devlet olduğunu kanıtlamaya yeter. Varsa bu memlekette insan bir savcı, hemen harekete geçip, işkenceci katiller hakkında dava açar. Ama biz biliyoruz ki bu memlekette savcıların ve hakimlerin görevi, devlet apoletli katilleri korumak ve kollamaktır. İlerici, yurtsever devrimci sosyalistler hakkında işkenceci-katil polisle el ele verip komplolar hazırlayarak onları hapishanelere tıkmak,  yüzlerce, hatta binlerce yıl hapis cezalarına çarptırmaktır.

Elbette devletin mahkemelerinin bu katil sürülerini, işkenceci katilleri yargılamalarını beklemiyoruz. Fakat er ya da geç, bu aşağılık işkenceci katillerin halklarımız tarafından sanık sandalyesine oturtularak yargılanacağına inanıyorum. 

Irkçı, şoven, Kürt ve kadın düşmanı, cinsiyetçi küçük erkek beyinleri hep bel altından çalıştığı için; bu ahlaksız düşkünler sürüsü, işkence ederek öldürdükleri Ekin Van’ın çıplak bedenini teşhir ederek O’nu, Kürt Özgürlük Hareketi’ni ve Kürt halkını küçük düşüreceklerini düşünmüş olmalılar. Fakat o fotoğrafa bakan tüm insanlar bu katil sürülerinin Kürt halkına ve evlatlarına korku yaymak istediklerini, sadece ve sadece bu yaptıklarıyla sadist duygularını tatmin etmenin peşinde olduklarını, devletin özel timinin, askerinin ve polisinin işkenceci, katil sürüsü olduğunu rahatlıkla görür. Yüreği öfkeyle dolar ve bu katil sürülerine lanet okur!

Yüzüstü beton zemine bırakılmış  Ekin’in işkence edilmiş bedeni ise sadece sevgi, şefkat ve yaralarına derman olma duygusuyla doldurur insan yürekleri.

İnsanlığın ve sözün bittiğini resmeden fotoğrafı gördüğüm ilk andan itibaren bir anne, bir kız kardeş şefkatiyle yaralı bedenini kucaklamak, sarıp sarmalamak, yaralarına merhem olmak istedim. Yüreğimin bir yanı bir insana bunları yapan katil sürülerine karşı öfkeyle dolup taşarken, usulca seslendim ardından…

Güle güle güzel kadın… Güle güle kız kardeşim… Güle güle Ekin Van! Güle güle Ekincan… Güle güle Kevser Ertürk! Gülüşünle aydınlanacak büyük insanlığın gelecek düşleri… Halklarımızın yüreğinde ve kadın özgürlük mücadelesinde sonsuza kadar yaşayacaksın!..

Leave a Comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir