10 Kasım sürmanşet: 6284 Batı’dan Yanlış Kopye
11 Kasım manşet: Uzmanlar Uyarıyor Bu Yasa Aile İçine Bırakılan Dinamit/6284 Babayı Aileden Koparıyor
12 Kasım manşet: Batıdan Devşirme Yasa Binlerce Ailenin Ocağını Söndürdü/6284 Zulmü Hayatlarını Kararttı
13 Kasım sürmanşet: Aileyi Yıkan 6284 Değiştirilsin
14 Kasım manşet: Süresiz Nafaka Zulme Dönüştü
15 Kasım manşet: Tek Taraflı Velayette Çocuğu Görmek Ancak İcra Yoluyla Mümkün/Parayı Öde Çocuğu Gör
Kadına yönelik erkek/koca şiddetini önlemek için uzun yıllar boyunca mücadele eden kadın örgütleri, 6284 sayılı yasanın çıkarılması için büyük çaba sarfettiler. Zira 1998 yılında çıkarılan 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Yasa, hem bu yasanın uygulanmasından elde edilen deneyimler, hem de kadına yönelik şiddetin artması ve kadın örgütleri sayesinde kadına yönelik erkek şiddetinin görünür hale gelmesi zamanla daha kapsamlı bir yasaya ihtiyaç olduğunu gösterdi.
Pek çok kadın platformunun yanı sıra, 300’e yakın kadın örgütünün üye olduğu Şiddete Son Platformu’nun 2011 ve 2012 yıllarında ortaya koyduğu yoğun çabalar ve katkılar ile, 8 Mart 2012 tarihinde, 4320 sayılı yasanan geliştirilmiş hali olan 6284 sayılı yasa kabul edilerek yürürlüğe konuldu.
Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair 6284 Sayılı Yasa, hazırlanırken İstanbul Sözleşmesi temel almıştı. Yasa iki temel kararı öngörmektedir. “Koruyucu Tedbirler” başlığı altında; “Şiddete uğrayan veya şiddet görme tehlikesi altında olan kişiler hakkında koruyucu tedbir kararları. Bunlar şiddete maruz kalan kadın hakkında alınacak tedbir kararlarını (sığınak, hukuki destek, psikolojik destek gibi)” kapsıyor.
“Önleyici Tedbirler” başlığı altında da; “Şiddet uygulayan ve/veya şiddet uygulama ihtimali olan kişi veya kişiler hakkında alınacak tedbir kararları”nı kapsıyor. Özellikle örf, adet, namus, gelenek ve dinsel inanışın şiddet gerekçesi yapılamayacağı fikrinin, yasanın düzenlenmesinde temel bir noktayı oluşturması; kadın katliamlarında erkeğe ceza indirimi uygulamasını önlemek bakımından önemli bir kazanımdı.
Kamuoyunda “Şiddet Yasası” olarak da adlandırılan bu yasa, kadına ya da aile bireylerine yönelik şiddeti önleyici, saldırganları caydırıcı ve şiddete maruz kalan kadını, çocuklarını, yakınlarını ve şiddetin tanıklarını etkin biçimde korumak için düzenlenmişti. Fakat yasa yürürlüğe girdikten sonra uygulamada bu yasanın da, kadınları erkek/koca şiddetinden korumaya yetmediği, önemli bazı eksiklikler içerdiği ortaya çıktı.
Günde 5 kadının erkekler tarafından katledildiği bir coğrafyada, önleyici tedbir olarak yürürlüğe konulan yasaların kadın katliamlarını önlemeye yetmediği koşullarda; Akit gibi bir paçavranın günlerdir 6284 sayılı yasayı hedef tahtasına oturması boşuna değil. Gerici-faşist, ırkçı, tetikçi, kadın düşmanı bu paçavranın yaptığı ve salya-sümük “aile elden gidiyor” feveranları, kadınların mücadeleyle kazanılmış haklarını bir bir gaspeden, Saray-AKP diktatörlüğünün çok yakında 6284 sayılı yasayı da değiştirmek üzere harekete geçeceğinin bir işareti olarak görmek, okumak gerekir. Ve elbette başta kadın örgütleri ve kadınlar olarak durumdan vazife çıkarmamız gerekir.
***
Sömürgecilerin hergün başlarına bomba yağdırdığı Kürt halkını, bu kez de deprem vurdu. Başta Kürt halkı gelmez üzere, depremde hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı ve metanet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Bu kış gününde depremin açtığı yaraları birlikte sarmayı başarmalı, Heyva Sor’un başlattığı kampanyayı sahiplenmeliyiz…