DOSYA 10
10 Yıllık Aradan Sonra Cumartesi Anneleri Yeniden Galatasaray Meydanı’nda
27 Mayıs 1995 yılında ilk kez Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemine başladıklarında Cumartesi anneleri; “kayıpların değil, kaybedenlerin listesini istiyoruz” talebini yükseltti.
Latin Amerika ülkelerindeki gibi, kaybedenlerin sanık sandalyesine oturtularak yargılanmasını istiyordu Cumartesi Anneleri ve insanları…
2009 yılında Ergenekon soruşturmasıyla birlikte, 13 Mart 1999’da polis saldırıları nedeniyle oturma eylemlerine ara veren Cumartesi Anneleri/İnsanları, 31 Ocak 2009’da Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemlerini yeniden başlattı.
Bu defa talepleri, Ergenekon davasında bahsi geçen askerlerin yargılanmasıydı. Bunun için Cumartesi Anneleri, 20 Temmuz 2009 tarihinde Silivri’de görülen Ergenekon davasının 2. iddianamesinin ilk duruşmasına katılmak ve öğlen arasında Silvri Hapishanesi önünde basın açıklaması yapma kararı aldı.
AKP iktidarının soruşturma başlatması, fezlekeler hazırlaması, dışarıdan bakanları yargılamalar konusunda bir beklentiye sokmuştu. Ancak kısa süre sonra Ergenekoncular, Balyozcular ile faşist AKP iktidarı arasında yapılan anlaşmayla soruşturmalar beraatlarla sonuçlandı.
Görevli askerler, nasıl talimat aldıklarını, cenazeleri nasıl defnettiklerini anlattı, ciddi tanıklar ve suçlamalar olmasına rağmen, rütbeli askerler ceza almadan dosya kapatıldı.
31 Ocak 2009 tarihinde başlayan ve her hafta kesintisiz sürdürülen eylemlerde toplumsal barış için yüzleşme ve adaletin sağlanmasına vurgu yapılıyor. Oturma eylemlerinde her hafta bir kayıp kişinin kaybedilme hikayesi anlatılıyor ve kayıp kişinin akıbetinin ortaya çıkarılması talep ediliyor. Eylemlerle temel amaç hakikatlerin ve adalet sağlanmasına yönelik çalışmalar yapacak bir komisyonun kurulması. Kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması ve faillerinin yargı önüne çıkarılarak cezalandırılması.
Cumartesi Oturma Eylemleri Amed, Şırnak ve Batman’da…
Aynı süreçte İHD Şubesi, Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde ‘Failler, silahlar bulundu. Kayıplar nerede’ adlı oturma eylemi başlattı. Oturma eylemini gerçekleştiren kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları, Ergenekon çetesinin icraatlarının esas alanının Kürdistan olduğu, eski JİTEM binasının arkasındaki höyükte birçok cenazenin olduğu iddiasının savcılık tarafından ciddiye aınarak kazı yapılmasını istedi.
Eylemciler en çok faili devlet katliam ve gözaltında kayıp olaylarının 1993-1996 sürecinde yaşandığı; o dönem iktidarda olan Başbakan Tansu Çiller, Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş ve Emniyet Genel Müdürü, İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın yargılanmasını istedi.
Amed Yaşam Hakkı Anıtı önünde, her Cumartesi gerçekleşen oturma eylemleri, 20 Ağustos 2016 tarihine kadar açıkhavada devam etti.
15 Temmuz 2016’da gerçekleşen darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL’le birlikte 393. haftadan itibaren İnsanhakları Derneği Amed Şubesi’nde gerçekleşti.
OHAL’in sona ermesiyle aileler, yüz hafta sonra 493’üncü eylemi yeniden Koşuyolu Parkı’nda yapmaya başladı. Ancak altı hafta sonra eylem bu defa Diyarbakır Valiliği’nin yasak engeline takıldı. Şırnak’ta 29 Ocak 2011’de başlayan oturma eylemleri faşist Saray rejiminin 2016 yılında savaş konseptini yeniden devreye koymasının ardandan yasaklandı.
2009 yılında Batman’da Gülistan Caddesi’nde başlayan Cumartesi oturma eylemleri Silopi’deki ölüm kuyularının açılması talebiyle başladı. “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebi, tüm Cumartesi Oturma Eylemleri’nin talebiydi.
Kayıp yakınları ve İnsan Hakları Derneği Batman Şubesi’nin, Gülistan Caddesi’nde düzenlemek istediği 405. “kayıplar bulunsun failler yargılansın” eylemi de 1 Eylül 2018 tarihinde valilik tarafından “güvenlik” gerekçesiyle yasaklandı. İnsan hakları aktivistleri ve kayıp yakınları, açıklamalarını, Turgut Özal Bulvarı üzerinde yer alan İHD Batman Şubesi binasında gerçekleştirdi. Ve o tarihten itibaren eylemler İHD Şubelerinde yapıldı.
İzmir İHD: Kayıplar Bulunsun Hesap Sorulsun
İHD İzmir Şubesi 14 Şubat 2009 tarihinde Eski Sümerbank önünde Cumartesi oturma eylemlerini başlattı. Eylemciler gözaltında kayıpların ve faili devlet katliamlarının faallerinin bulunup cezalandırılması talebiyle eylem gerçekleştirdi. Ve o tarihten sonra İzmir’de de kayıplara karşı mücadelenin önemli bir mevzisi olan Cumartesi eylemleri her hafta gerçekleştirildi.
Haftalık eylemlerde faillerin bulunup yargılanması talebi yinelenirken, aynı zamanda bir kayıbın kaybedilme hikayesi anlatılarak akibeti soruldu.
Cumartesi Anneleri’nin “Kayıplar bulunsun failleri yargılansın” sloganıyla düzenledikleri eylemlerinin 700’üncü haftasında birçok kentte destek eylemleri düzenlendi. İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi, Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta etkinliğine destek eylemi düzenledi.
İHD Amed Şubesi ve kayıp yakınları tarafından “Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın” sloganıyla gerçekleştirilen oturma eyleminin 498’incisi, Bağlar ilçesi Koşuyolu Parkı’ndaki Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirildi.
İstanbul’daki yasak, saldırı ve gözaltılar bir dakika boyunca alkışlarla protesto edildi.
Konuşmaların ardından kayıp yakınları, oturma eylemi yaptı.
İHD Van Şubesi, Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta eylemine ilişkin Feqiyê Teyran Parkı’nda basın açıklaması yaptı.
Ellerinde faili meçhul cinayetlerde kaybedilen ve akıbeti öğrenilemeyen kişilerin fotoğraflarını taşıyan kitle, İHD Van Şubesi’nden Feqiyê Teyran Parkı’na kadar yürüdü.
İHD Adana Şubesi de Cumartesi Anneleri’nin eylemine destek olmak amacıyla Abidin Dino parkında bir araya geldi.
İHD Malatya Şubesi, şube binasında açıklama yaptı.
Açıklama ve Cumartesi Anneleri’nin mücadelesini anlatan sinevizyon gösteriminin ardından etkinlik son buldu.
Avrupa’nın bir çok kentinde Cumartesi Anneleri ve insanlarıyla dayanışmak için 700. hafta oturma eylemi ve sonrasında gerçekleştirilen eylemlerle saldırı protesto edildi.
Batman’da OHAL ve valiliğin “güvenlik” gerekçesiyle 2 yıldır yasakladığı “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemi Gülistan Caddesi’nde gerçekleştirildi.
İHD İzmir Şubesi, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eylemlerinin 445’inci haftasında Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta eylemlerine destek olmak için Konak’ta bulunan Başbakanlık Binası önünde bir araya geldi.
25 Ağustos 2018 tarihli 700. buluşma ise her ne kadar İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla, Beyoğlu Kaymakamlığı’nca yasaklandıysa da, öncesinde yürütülen kampanya Cumartesi Anneleri eylem tarihindeki en büyük kitleselliğe ulaştı.
Twitter üzerinden #BeniBulAnne etiketiyle hazırlanan afişler yaygın bir şekilde dolaşıma girdi, buluşmaya yönelik çağrılar çok farklı haber sitelerinde yer aldı, polisin saldırdığı eyleme o güne kadar görülmemiş düzeyde katılım gerçekleşti.
Eylemciler, haftaya yine buradayız sözüyle eylemlerini sonlandırdı. Ancak o tarihten sonra Galatasaray Meydanı’nı demir bariyerlerle abluka altına alan faşist AKP polisi, Cumartesi eylemine izin vermedi.
Devletle girdiği irade savaşında Cumartesi anneleri ve insanları er ya da geç o meydanı alacağız açıklamasıyla, oturma eylemlerini büyük bir kararlılıkla İHD İstanbul Şubesi önünde gerçekleştiriyor…
Cumartesi Anneleri ve İnsanlarına Toplumsal Destek Arttı
Cumartesi Annelerinin/İnsanlarının mücadelesi ve taleplerine karşı bütün zamanlarda üç maymunu oynayan faşist iktidarlar, zaman zaman göstermelik de olsa bir şeyler yapmak zorunda kaldı.
Nisan 2011’de, TBMM bünyesinde kurulan İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Cumartesi Annelerinden temsilcilerle bir görüşme gerçekleştirdi.
Şubat 2011’de, faşist şef Erdoğan, Cumartesi Annelerinin temsilcileriyle görüştü, yaşadıklarını ve adalet taleplerini dinledi.
Uluslararası Hrant Dink Ödülü, 2013’te Cumartesi Anneleri’ne verildi.
Uruguay Eski Devlet Başkanı Jose Mujica ve eşi, 31 Ekim 2015 Cumartesi Günü 553. kez bir araya gelen Cumartesi Anneleri’ne destek olmak için Galatasaray Lisesi’nin önüne geldi.
6 Eylül 2010 – İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı’nda sahne alan U2, konserin sonuna doğru aldığı “Mothers of the Disappeared” şarkısını gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’a itaf etti.
Değişik zamanlarda, Arjantin’li beyaz başörtülü annelerin temsilcileri Galatasaray Meydanı’nda oturan Cumartesi Annelerini/insanarını ziyaret etti…
Faşist Saray rejiminin tüm yasaklamalarına ve saldırılarına rağmen, her Cumartesi gerçekleşen oturma eylemlerinden tek bir ses yükseliyor; “failler yargılanıncaya, gözaltında kaybedilenlerin akibetleri açıklanıncaya kadar” hesap sormaya devam edeceğiz, buradayız…