Kadın örgütleri ‘Müftülük Yasası’ olarak bilinen ve Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı gündeme geldiğinden beri sokaktalar!.. Kadınların bu tepkisine karşı geçtiğimiz hafta AKP Genel Merkezi’nde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan faşist diktatör Erdoğan hedef tahtasına Müftülük Yasası’na karşı çıkan kadınları oturttu ve dedi ki: “İsteseniz de istemeseniz de bu yasa geçecek.”
Kadın düşmanı diktatör Erdoğan’a yanıtı yine kadınlar verdi!.. 100 kadın örgütünün altına imza attığı deklerasyonda kadınlar; milletvekillerini bugünlerde mecliste görüşülmesi beklenen Müftülük Yasası’na karşı çıkmaya çağırdılar. Kadın örgütleri milletvekillerinin neden bu yasaya red oyu vermesini istediklerini üç başlık altında özetlediler. Kadınlar hem Meclis’in açıldığı gün, hem de yasanın görüşülmesinin beklendiği 17 Ekim günü nöbet ve protesto eylemleri gerçekleştirdiler.
Kadın örgütlerinin altını çizdiği gibi, AKP meclise sunmayı düşündüğü yasa tasarısında son rutüşler adı altında tasarıya il ve ilçe müftülüklerini de evlendirme memurları arasına eklemeyi de planlıyor. Dolayısıyla müftülüklere kıydırmayı planladıkları bu nikahı medeni nikah olarak kabul edecekler. Ve bu yolla tüm topluma Diyanet eliyle Sünni İslam inancına göre evlenmeyi de dayatmış olacaklar. Ayrıca kadın örgütlerinin dikkat çektiği gibi, AKP’nin bununla da sınırlı kalmayarak, yetkiyi “imamlara” kadar genişletmesi mümkün. Kaldı ki, bugünden böyle bir gizli planlarının olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Veriler Türkiye’de resmi nikahsız ve sadece imam nikahlı olanların oranını yüzde 3 olarak açıklıyor. 18 yaşın altına inildiğinde bu oranın hızla arttığı biliniyor. Zaten çocuk evlilikleri dedikleri ve aslında çocukların cinsel istismarı da orada başlıyor. Bu yasanın geçtiği koşullarda, zaten resmi nikahı tercih etmeyip imam nikahı kıydıran erkeklerin, yine aynı yönteme başvuracaklarını tahmin etmek hiç de zor olmasa gerek. Ayrıca bu yolla kadınların medeni haklardan yoksun bırakılmasının önün açılacağı da meselenin diğer boyutu.
Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda yapılmak istenen değişiklikte doğan çocukların nüfus müdürlüklerine bildirimi meselesinde de, küçük yaşta doğum meselesine yasal kılıf dikmekten başka bir şey olmadığı gibi… Bunun çocuk istismarı ve çocuk anneler gerçeğini kapatmak ve önünü açmak üzere formüle edildiği çok açık.
Ayrıca bunca ahlaksızlığa imza atmış bir iktidarın “TC vatandaşı olmayanların evlilik yoluyla vatandaşlığa başvurabilmesi için genel ahlak kriteri” getirerek ahlak bekçiliğine soyunması da yasanın bir başka sefaleti olarak kaydedilmelidir.
Bu gerekçelerle diktatör Erdoğan ve AKP’sinin Meclis’ten geçirmeyi planladığı yasaya karşı kadın örgütleri kadınların ve çocukların geleceği için sokaklara çıkarak Müftülük Yasası’na karşı itirazlarını yükseltirken… AKP’nin Müftülük Yasası’na Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın kurucuları arasında olduğu Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) sahip çıktı. “Kadınlar için ‘Nüfus Hizmetleri Kanunu’na sahip çıkıyoruz” başlığıyla bir açıklama yayınladılar. Açıklamada yasaya dair bütün gerçekleri her zamanki gibi ters yüz etmekte hiç bir sakınca görmedikleri gibi; kel başa şimşir tarak misali, KADEM’in yayınladığı açıklamanın imzacıları olarak AKP’nin kurduğu dernekler, vakıflar sıraya girmişler. Hadi buna da neyse diyeceğiz ama, imzacılar arasında çocuk istismarında tescilli Ensar Vakfı’nın olması dikkatlerden kaçmadı!.. Unutkan bir toplum olsak da, kadın örgütleri sayesinde Ensar Vakfı’nın çocuk istismarcılığı henüz hafızalardan silinmedi. Bu nedenle çocuk istismarının önünü açacak, kadınların medeni haklardan yoksun bırakılmasına zemin hazırlayacak bir yasaya, Ensar Vakfı’nın destek çıkması kimseyi şaşırtmadı…